ICME2015 1.Gün Oturum Raporları

E-Time: Electronic Tools in Medical Education

Konuşmacılar : Saad Naeem Zafar, Rehan Ahmad Khan

 

Hazırlayanlar

Buğra Han Egeli (Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi)

Melis Buse Irmak (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi)

Gözlemci olarak katıldığım bu çalıştayın amacı tıp eğitiminin zamanla daha kalifiye hale gelmesi gereksinimidir. Kara tahtalardan powerpoint sunularına kadar ilerlemiş sistemin artık daha da internet üzerinden ve interaktif bir hale gelmesi gerekmektedir.

Öncelikle çalıştayda temel sosyal medya platformlarının öneminden bahsettik. Facebook, twitter, youtube, linkedin gibi kanalların hem çok kullanılması hem de öğrencilerin hayatlarına yapışmış olması onlara ulaşmada önemli olarak vurgulandı.

Daha sonra Edmondo hakkında detaylı sunum yapıldı. Uygulamanın her detayı anlatıldı ve uygulama üzerinden pratik çalışmalar yapıldı. Herkes ya telefonundan ya da bilgisayarından konuşmacının verdiği direktifleri yerine getirdi. Edmodo aslında Facebook’un akademik alana dönüştürülmüş hali. Çeşitli yerlerde üniversite boyutunda veya ders boyutunda aktif olarak kullanılan bu program aslında çok sayıda öğrenciye ulaşma ve anlık geri bildirim özelliğiyle avantajlı ve kullanılması tavsiye ediliyor.

İkinci olarak eTime uygulamasından detaylı bahsedildi. Bu uygulamanın ise kısa sürede dönüt alınması ve ufak ara sınavlarla daha bir eğitim havası kazandığı anlatıldı.

Bence çalıştayın interaktif olması ve pratiğe yönelik olması en güzel yönlerindendi ama insanların önlerindeki bilgisayara ve telefona yönlendirilmesi onların çok kolay bir şekilde dikkatlerinin dağılmasına (mail, mesaj facebook vs) sebep oldu.

Kendi tecrübelerimi de değerlendirmem gerekirse salonun teknik yönlerine çok hakim olmadığım için ışık, cam ve pointer tarzı şeylerde yardımcı olmakta zorlandım. Bunun yanında konuşmacılara sunumları esnalarında kullanmaları için dili ve klavyesi Türkçe olan bilgisayar verilmesi bence yanlıştı. Bu yabancı konuşmacılar için büyük bir engel niteliğindeydi.

 

 

TIP EĞİTİMİNDE GERİBİLDİRİM VE ETKİSİ ÇALIŞTAYI

PERŞEMBE 13:00-16:30

Konuşmacılar : Deborah Murdoch Eaton , John Dent

Raportörler: Bahar Baş(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi), Şerife Dilara Yozgatlı(İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi)

GİRİŞ

Çalıştayımızın giriş bölümünde önce konuşmacılar ardından katılımcılar kendini tanıttı ve neden "Tıp Eğitiminde Geri Bildirim ve Etkisi" çalıştayını seçtiklerini anlattılar. Güney Afrika'dan, Amerika'ya, Pakistan'dan İngiltere'ye kadar bir çok ülkeden 19 katılımcıydık. Katılımcıların bu çalıştayı seçme nedenlerinden bazıları şu şekildeydi:

"Yeni bir tıp fakültesi açıyoruz ve tıp eğitimin her aşamasına vakıf olmak için geldik"

"Genç bilim adamı yaratmak istiyoruz ve bunun en önemli yollarından biri tıp eğitiminden geçiyor."

"Öğrencilerimize konuyu anlatıyoruz. Sınavlardan yüksek alıyorlar. Bu aşamalardan sonra kendileriyle konuştuğumuzda birçok şeyi farklı yapabileceğimizi söylüyorlar. Bu nedenle geribildirime önem veriyoruz."

ÇALIŞTAY

I.Çalıştaydan beklentilerin alınmasının ardından konuşmacılar geribildirimin temel amacının geleceğe dönük bir etki yaratmak olduğunu söyleyerek çalıştaya başladık.

II.Geribildirim konusunda yetkin olmak istiyorsak hem geribildirimi veren hem de alan kişi olmamız gerektiğine değinildi.

III.Geribildirim tanımları üzerine konuşuldu ve geribildirimin neleri kapsaması gerektiğine değinildi.

  • Bilgi midir?
  • Reaksiyon mudur?  
  • Döngü müdür?

IV.Geri bildirimin bireysel olduğundan bahsedildi. Hem veren hem de alan kişiye özel olduğuna değinildi.

V.Geribildirim verilirken öğrenciden beklenen –ve öğrenciye özel olması gereken- standart performans ile öğrencinin performansının karşılaştırılması ve geribildirimin aradaki eksikliği kapaması amacıyla verilmesi gerektiği vurgulandı.

 

GERİBİLDİRİMDE KİLİT NOKTALAR

3-4 kişilik gruplar halinde geribildirimde dikkat etmemiz gereken noktaların neler olduğunu konuştuk ve ardından grupça tartıştık.

  1. Öğrenci odaklı olmalı- Önemli olan öğrencinin performansı, öğrencinin geribildirimden sonra ne yaptığı.
  2. Öğrencinin performansı ile kıyasladığımız dış standartları anlat ki öğrenci kendisinden beklenen performansı bilsin, geribildirimin önemini kavrasın.
  3. Standartları öğrenciye özel oluştur- her insan farklıdır.
  4. Konuşmacılar geribildirim yerine “İleribildirim (feed-forward) kelimesini ortaya koydu ve geri bildirim verirken esas dikkat etmemiz gereken şeyin “gelecekte yaratmak istediğimiz değişime yönelik” olması gerektiğini söyledi.
  5. Zamanında verilmeli.
  6. Belli bir konuda verilmeli- her detaya yer verilmemeli.
  7. Geribildirim iki tarafın da işbirliği içinde olmalıdır ve karşılıklı anlayış temellerine oturtulmalıdır.
  8. Geribildirim bir süreçtir ve öğrenci bu süreç boyunca gözlenmeli, değerlendirilmeli ve çıktılara bağlı olarak yönlendirilmeli.

GERİBİLDİRİM PERFORMANSI DÜŞÜRÜR MÜ? NEDEN?

Geribildirimin yukarıda belirtilen şartlar ve şekiller çerçeverisinde verilmediği takdirde performans düşüklüğüne sebep olacağı ve istenilen etkinin tam tersini yaratabileceği grup içerisinde ortak görüştü. Bu durumun nedenleri olarak da aşağıdaki maddeler sıralandı:

  1. Geribildirim verilirken yalnızca negatif noktalara değinilmesi ve öğrencinin gelişiminden bahsedilmemesi,
  2. Geribildirim verilmeden önce durumun ana hatlarının çizilmemesi ve öğrenciden beklenenin belirtilmemesi,
  3. Öğrenciyle önceye dayanan bir iletişimin söz konusu olmaması ve öğrencinin yanlış anlayabileceği şekilde gerilbildirim verilmesi,
  4. Geribildirimin öğrenciye özel değil de bir topluluk önünde verilmesi,
  5. Geribildirimin öğrencinin hazır olmadığı bir zamanda verilmesi,
  6. Geribildirim verilirken kelimelerin dikkatli seçilmemesi,
  7. Geribildirim veren ile alan arasındaki “gap” (kültürel, yaşsal…)

Bu sorunların üstesinden gelebilmek için de aşağıdaki çözüm önerileri sunuldu:

  1. Geribildirim önce yeterli bir planlama yapılmalı,
  2. Öğrencinin aktif katılımı sağlanmalı, gerekirse sürecin öğrenci tarafından yönlendirilebilmesi,
  3. Geribildirimin öğrenci tarafından güvenilen bir kişi tarafından da desteklenmesi,
  4. Geribildirimin bireye değil performansa dayalı yapılması,
  5. Öğrenci ve öğretmenin geribildirim konusunda eğitilmiş olması,
  6. Öğrencinin anlık reaksiyonuna dikkat edilmeli,
  7. Algının ön planda tutulması

Sorunların ve bu sorunlara çözüm önerisi getirebilecek anlayışın üzerinde duruldu. Bu durum iki farklı tutum karşılaştırılarak açıklandı:

                         àSabit fikirli olmak                à Gelişime açık olmak

Sorunla karşılaşıldığında        sorunlardan kaçar                   sorunları benimser

Engelle karşılaşıldığında        çabuk vazgeçer                engellere rağmen ısrarcıdır

Emek harcama konusunda      emek sarfetmeyi gereksiz görür    emek başarının temelidir

Eleştiri karşısında             yararlı-negatif görmezden gelir         eleştiriden öğrenir

Başkalarının başarılı olması      tehdit edilmiş hisseder           onlardan öğrenmek ister

Tüm bu çıktılar göz önünde bulundurularak bir Geribildirim Piramidi oluşturuldu:

                     /\

                  Kılavuzluk    à Mentörlük, Koçluk

                   /    \

        Kendi kendini değerlendirme için zaman

                 /        \

                   İletişim

               /            \

        Analitik değerlendirme için gözlem

             /                \

                 Hazır olmak

           /______________________\   

GERİ BİLDİRİM YÖNTEMLERİ

Özellikle zor duruma düştüğümüz ve ne yapacağımızı bilmediğimiz zamanlarda bize yol gösterici olabileceklerini düşündükleri yöntemler bizlerle paylaşıldı:

n 

Pendleton’ın Kuralları : Toplantının amacını belirtmek

                      Öğrencinin yapılan iti şeylerden bahsetmesi

                      Öğretmenin yapılan iyi şeylerden bahsetmesi

                      Öğrencinin geliştirilebilecek şeylerden bahsetmesi

                      Öğretmenin geliştirilebilecek şeylerden bahsetmesi

n 

Planlanmış ve Sonuç Odaklı Analiz: Öğrenciye ne öğrenmek istediğinin sorulması

                               Özellikle ne konuda yardım istendiğinin belirlenmesi

                               Neyin iyi gittiği ve farklı stratejilerle nelerin geliştirilebileceği        konusunun tartışılması

                               Role-play ya da prova yapmak için ortam oluşturulması

n 

“GROW” Modeli: “G” Goal setting  ( Hedefin belirlenmesi )

              “R” Reality checking  ( Gerçeklik kontörlü yapılması )

              “O” Options  ( Seçenekler )

              “W” What next, when, whom?  ( Bir sonraki adım, nerede, kiminle? )

              [N]  Next steps  ( Sonraki aşamalar )

KAPANIŞ

Katılımcılardan son olarak geribildirim alınarak çalıştay sona erdirildi.

 

Fundamentals of Educational Leadership skills to lead change in health care

Konuşmacı : M.Brownell Anderson

Katılımcı Sayısı : 25

Hazırlayan : Zeynep Cemre Çelebi (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi)

 Oturum katılımcıların kendilerini tanıtması ile başladı.

 Sonrasında Brownell Anderson sunum planını tanıttı.

  • Lider nasıl olmalı?
  • Takım çalışması nasıl olmalı?
  • Takım üyelerinin yapılan çalışmalarda ve takım ile iletişimdeki tutumu nasıl olmalı?
  • Yaptığımız çalışmalara nasıl gönüllü kazandırabiliriz?
  • Yaptığımız çalışmalar sırasında karşılaştığımız zorluklar nelerdir?
  • Yaptığımız çalışmalarda başarılı olduğumuz taraflar nelerdir?, konuları üzerinde konuşuldu.Katılımcıların fikirleri alındı.

Katılımcılardan kendi fakültelerinde başarılı buldukları çalışmaları yazmaları istendi.Sonrasında küçük gruplar halinde bu çalışmalar konuşuldu,tartışıldı.En son çıkan çalışmalar bir araya toplandı.Bunlardan bazı örnekler şu şekildedir;

  • Involved all faculty
  • Engaging people
  • Shared sense of responsibility
  • Shared vision/Student  participation in scientific research
  • Facilitation
  • Ideas from different disciplines
  • Being given opportunity to lead
  • Identifying challenges
  • Motivation for the team
  • Keep improving forward
  • Empowering others

Brownell Anderson, hedeflerimize nasıl ulaşmamız gerektiği konusunda örneklerle bilgilendirmeler yaptı.Doğru hedef belirleyip,adım adım gerçekleştirmemiz gerektiğini vurguladı.Büyük değil,üstüne eklenerek giden küçük hedefler koymamız gerektiğinden bahsetti.Başarılı olmak için yapmamız ve yapmamamız gereken konuları vurguladı ve bunları yaparken bazı örneklerden yararlandı.

  • John Adams:8 themes for successful change
  • Herb Shepard's Rules

"How to Lead Education in Times of Change" başlığı altında bir grup çalışması yaptırdı.Örnek bir metin üzerinden karşılaşılan zorluklar ve karşılığında sergilenen tutumlar tartışıldı.Sonrasında yapılan çalışmalar,konuşmalar toparlandı,son katkılar yapıldı.Geri bildirimin alınması ile oturum sona erdi.

 

Simulation Based Education in Healthcare

Konuşmacılar : Melih Elçin, Mehmet Emin Aksoy

Tarih : 15.10.2015

Süre : 08.30-12.30 ( 4 saat )

Hazırlayanlar :

Rıdvan Arda Demirci (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi)

Sena Alptekin(Dokuz Eylül Tıp Fakültesi)

Ayşenur Kozlu(Gazi Tıp Fakültesi)

Oturumun ilk bölümü Melih hoca tarafından yönlendirildi.İlk olarak tüm konuşmacılar kendilerini tanıttı ve daha sonra da bu oturumdan neler beklediklerini söylediler.Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse simülasyonu daha iyi öğrenmede nasıl kullanabiliriz,verimlilik ve tüm süreç nedir gibi bazı temel sorulardı.

Bundan sonra oturumun sunum kısımlarına geçildi.Sunumda tıp eğitimi temelli simülasyon nedir,bunun uygulanışı nasıl ve en son olarak da Türkiye ve diğer ülkeler ülkeler olmak üzere örneklerden gidildi.

Sunumda en çok üzerinde durulan kısım “SP” kısmıydı.SP hem “simulation patient” hem de “standardized patient” anlamına gelebileceğini ve bunlar arasında kavram karmaşasını önlemek için genellikle hep kısaltmasını kullandıklarını açıkladı.Genel olarak SP kavramı öğrencilerin yaşlı kesimden veya aktörlerden yararlanılan bir eğitim içerisinde muayene,anamnez alma,ölüm haberi verme,hastaya yaklaşım ve hasta yakınlarıyla iletişim gibi temel konularda tıp dışı alandan kişilerin üzerinde bunu deneyimlemelerine olanak verme temeline dayanır.

Melih hocanın kendi üniversitesi olan Hacettepe’den verdiği birkaç örnek ise bu temel simülasyonu bir tık yukarı taşıyor.Temel yaklaşımların yanında doğum sırası ya da intravenöz girişimler gibi hastanın da stres yaşadığı durumlarla başa çıkma gibi deneyimler de kazandırıyor. Sunumun sonunda 25 dakikalık ara verildi.

Aradan sonra Mehmet Emin Aksoy simülasyonun tıp dışı alanlarda örnekleriyle bunun aslında ne kadar yaygın ve diğer alanlarda da ne kadar başarılı bir şekilde uygulandığını bize anlattı.Ve kendi üniversitesi olan Acıbadem’de önderliğini üstlendiği simülasyon merkezini diğer katılımcılara anlattı.

Merkez 2 kattan oluşuyor ve öğrencilerin klinik hayatlarında hastanede karşılaşabilecekler her türlü vakaya karşı donatılmış odalar var. Bu odalarda maketler üzerinde öğrenciler CPR,intravenöz girişimler,kan gazı alma,EKG çekme gibi temel müdahaleler dışında mikro cerrahi gibi uzman doktorların da çalışabilecekleri makineler ve alanlar var. Hatta merkezin dışında ambulanslar bile var.Paramedik ve tıp doktorlarının beraber çalıştığı alanlar da mevcut yani her şey gerçek hayatta olabileceği gibi.

Bu sunumdan sonra katılımcıların  böyle bir merkezin ne kadar bir bütçeyle gerçekleştirilebileceğini, ne kadar büyük bir alan gerekiyor gibi sorularla oturum devam etti.

Soruların da bitimiyle küçük çalışma gruplarına geçildi. Odada 4 masa vardı ve bunların her biri bir grup olmak üzere hocanın verdiği tıp eğitiminde simülasyonu geliştirme,bunu dizayn etme ve bunun devamlılığı gibi üç konu verdi ve her grup istediği konu üzerinde çalıştı.20-25 dakikalık bir grup çalışması sonunda her grup 5 dakika ile çalışmalarını birbirlerini anlattı.

Daha sonra feedbacklerle oturumu bitirdik. Feedbackler genellikle olumluydu fakat yapılan çalışmaların bütçelerinin de sunum sırasında da paylaşılması gibi bir istekte bulunuldu bunun dışında herhangi bir katkı veya olumsuz görüş belirtilmedi.

Rıdvan Arda Demirci : Workshop'a girdiğim anda, bilimsel havayı sezebiliyordum. İki moderatörümüz bize kendi okullarındaki 'simulation based education' sistemlerini baz alarak, bu işin tarihçesinden ve gelişiminden bahsetti. Önceden sadece kafamda , buğulu bilgiler olarak bulunan simülasyon labları, hasta aktörler hocalarım sayesinde anlamlı hala geldi.

Simülasyon lablarının artık ülkemizde de bazı okullardaki gelişmişliği beni şaşırttı. Ayrıca bu sistemlerin kullanılmasının, öğrencilerin gelişimindeki yerlerinden bahsedildi.

Tüm bunların yanında, normal şartlarda pek kullanamayacağım İngilizce dili platformunda, farklı ülkelerden beş farklı hocayla, simülasyon temelli eğitimi tartıştık. Sonunda sunulacak bir paper ortaya çıkardık, ve bir hocamız bunu sundu. 

Workshop'a üç öğrenci olarak girdik ve bu , hocalarımız tarafından çok güzel karşılandı. Bizden aldıkları feedbackler onları çok mutlu etti, ve özel olarak bir hocam, kendi ülkelerinde düzenleyecekleri sistemin oluşmasında, benim bahsettiğim 'öğrenci bakışlarını' kullanacağını belirtti.

Teknik olarak ufak aksaklıkların olduğu organizasyon, genel olarak hocalardan iyi not aldı . Ve anlatılan şeyler güzel karşılandı. 

Resim: